Delâilü'l-Hayrât — Çarşamba

Allahım! Ruhlar arasında Efendimiz Muhammed'in ruhuna, bedenler arasında onun bedenine ve kabirler arasında onun kabrine salât eyle; ailesine ve ashabına…

الحِزْبُ الثَّالِث

1

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى رُوحِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي الأَرْوَاحِ، وَعَلَى جَسَدِهِ فِي الأَجْسَادِ، وَعَلَى قَبْرِهِ فِي القُبُورِ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ.

Allahım! Ruhlar arasında Efendimiz Muhammed'in ruhuna, bedenler arasında onun bedenine ve kabirler arasında onun kabrine salât eyle; ailesine ve ashabına da salât ve selam eyle (onlara rahmet ve esenlik bahşet).

2

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ.

Allahım! Onu ananlar her andığında Efendimiz Muhammed'e salât eyle.

3

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الغَافِلُونَ.

Allahım! Gafillerin onu anmaktan gaflette oldukları her ân Efendimiz Muhammed'e salât eyle. (ona rahmet eyle ve makamını yücelt).

4

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَأَزْوَاجِهِ أُمَّهَاتِ المُؤْمِنِينَ، وَذُرِّيَّتِهِ وَأَهْلِ بَيْتِهِ، صَلَاةً وَسَلَامًا لَا يُحْصَى عَدَدُهُمَا، وَلَا يَنْقَطِعُ مَدَدُهُمَا.

Allahım! Ümmi peygamber Efendimiz Muhammed'e, müminlerin anneleri olan eşlerine, soyuna ve ehl-i beytine; sayısı hesaba gelmeyen, feyzi ve sürekliliği asla kesilmeyen bir salât, selam ve bereket ihsan eyle.

5

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا أَحَاطَ بِهِ عِلْمُكَ، وَأَحْصَاهُ كِتَابُكَ، صَلَاةً تَكُونُ لَهُ رِضَاءً، وَلِحَقِّهِ أَدَاءً، وَأَعْطِهِ الوَسِيلَةَ وَالفَضِيلَةَ، وَالدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ، وَابْعَثْهُ اللَّهُمَّ المَقَامَ المَحْمُودَ الَّذِي وَعَدْتَهُ، وَاجْزِهِ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ، وَعَلَى جَمِيعِ إِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ.

Allahım! Efendimiz Muhammed'e; ilminin kuşattığı ve kitabının (Levh-i Mahfûz'un) sayıp döktüğü tüm varlıklar adedince, onun için bir hoşnutluk (rıza) ve üzerimizdeki hakkının ödenmesi (edâ) olacak bir salât eyle. Ona Vesîle'yi, Fazîlet'i ve o en yüce dereceyi ihsan et. Allahım! Onu, kendisine vaat ettiğin Makâm-ı Mahmûd'a ulaştır. Bizden yana onu, şanına yaraşan o en yüce karşılıkla mükafatlandır. Onun kardeşleri olan bütün nebîlere, sıddîklara, şehîdlere ve sâlihlere de salât eyle.

6

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَأَنْزِلْهُ المُنْزَلَ المُقَرَّبَ يَوْمَ القِيَامَةِ.

Allahım, efendimiz Muhammed'e salât eyle. Onu kıyâmet günü sana (mânevî olarak) en yakın makâma yerleştir.

7

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ.

Allahım, efendimiz Muhammed'e salât eyle.

8

اللَّهُمَّ تَوِّجْهُ بِتَاجِ العِزِّ وَالرِّضَا وَالكَرَامَةِ.

Allahım, ona izzet, rızâ ve cömertlik tâcını giydir.

9

اللَّهُمَّ أَعْطِ لِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلَ مَا سَأَلَكَ لِنَفْسِهِ، وَأَعْطِ لِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلَ مَا سَأَلَكَ لَهُ أَحَدٌ مِنْ خَلْقِكَ، وَأَعْطِ لِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلَ مَا أَنْتَ مَسْئُولٌ لَهُ إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ.

Allahım, efendimiz Muhammed'e kendisi için senden istediği şeylerin en fazîletlisini ona ihsân eyle. Allahım, herhangi bir kulunun efendimiz Muhammed için senden istediği şeylerin en fazîletlisini de ona ihsân eyle. Allahım, efendimiz Muhammed'e kıyâmet gününe kadar senden istenilmiş olanların en fazîletlisini ihsân eyle.

10

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَسَيِّدِنَا آدَمَ وَسَيِّدِنَا نُوحٍ وَسَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَسَيِّدِنَا مُوسَى وَسَيِّدِنَا عِيسَى، وَمَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالمُرْسَلِينَ، صَلَوَاتُ اللَّهِ وَسَلَامُهُ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ (3)

Allahım, efendimiz Muhammed'e; efendimiz Âdem'e, efendimiz Nûh'a, efendimiz İbrâhîm'e, efendimiz Mûsâ'ya ve efendimiz Îsâ'ya, bunlar arasındaki bütün nebîlere ve resûllere salât eyle. Allâh'ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun. (3 kere)

11

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى أَبِينَا سَيِّدِنَا آدَمَ وَأُمِّنَا سَيِّدَتِنَا حَوَّاءَ، صَلَاةَ مَلَائِكَتِكَ، وَأَعْطِهِمَا مِنَ الرِّضْوَانِ حَتَّى تُرْضِيَهُمَا، وَاجْزِهِمَا اللَّهُمَّ أَفْضَلَ مَا جَازَيْتَ بِهِ أَبًا وَأُمًّا عَنْ وَلَدَيْهِمَا.

Allahım! babamız efendimiz Âdem'e ve annemiz efendimiz Havva'ya; meleklerinin salâtı (rahmet ve istiğfar duaları) ile salât eyle. Onlara, kendilerini hoşnut edene dek rıdvânından (en yüce rızandan) ihsan eyle Allahım; ana-babayı çocukları adına mükâfatlandırdığın şeylerin en fazîletlisiyle onları mükâfatlandır.

12

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا جِبْرِيلَ وَسَيِّدِنَا مِيكَائِيلَ، وَسَيِّدِنَا إِسْرَافِيلَ وَسَيِّدِنَا عَزْرَائِيلَ، وَحَمَلَةِ العَرْشِ وَعَلَى المَلَائِكَةِ وَالمُقَرَّبِينَ، وَعَلَى جَمِيعِ الأَنْبِيَاءِ وَالمُرْسَلِينَ، صَلَوَاتُ اللَّهِ وَسَلَامُهُ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ (3)

Allahım, efendimiz Cebrâîl'e, efendimiz Mîkâîl'e, efendimiz İsrâfîl'e, efendimiz Azrâîl'e, arşı taşıyan meleklere, diğer meleklere, mukarrabûn makâmındaki meleklere bütün nebî ve rasullere salât eyle. Allâh'ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun. (3 kere)

13

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا عَلِمْتَ، وَمِلْءَ مَا عَلِمْتَ، وَزِنَةَ مَا عَلِمْتَ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِكَ.

Allahım, Efendimiz Muhammed'e; ilminin kuşattığı şeyler sayısınca, ilminin dolusunca, ilminin ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebi (sonsuzluğu) kadar salât ve selam eyle.

14

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً مَوْصُولَةً بِالْمَزِيدِ.

Allahım, Efendimiz Muhammed'e, artarak devam eden (sürekli ziyadeleşen) bir salât ile salât eyle.

15

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً لَا تَنْقَطِعُ أَبَدَ الآبَادِ وَلَا تَبِيدُ.

Allahım, Efendimiz Muhammed'e, hiçbir zaman kesilmeyen ve hiç tükenmeyen bir salât ile salât eyle.

16

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاتَكَ الَّتِي صَلَّيْتَ عَلَيْهِ، وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سَلَامَكَ الَّذِي سَلَّمْتَ عَلَيْهِ، وَاجْزِهِ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ.

Allahım, efendimiz Muhammed'e yaptığın salât ile ona salât eyle, ona verdiğin selâm ile ona selâm eyle. O'nu bizim yerimize kendisine lâyık olduğu şekilde mükâfatlandır.

17

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُرْضِيكَ وَتُرْضِيهِ، وَتَرْضَى بِهَا عَنَّا، وَاجْزِهِ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ.

Allahım! Efendimiz Muhammed'e; Seni râzı edecek, O'nu râzı edecek ve o (salât) vesilesiyle bizden razı olacağın bir salât ile salât eyle. Ve O'nu, şanına yaraşır şekilde, bizden yana mükâfatlandır.

18

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بَحْرِ أَنْوَارِكَ، وَمَعْدِنِ أَسْرَارِكَ، وَلِسَانِ حُجَّتِكَ، وَعَرُوسِ مَمْلَكَتِكَ، وَإِمَامِ حَضْرَتِكَ، وَطِرَازِ مُلْكِكَ، وَخَزَائِنِ رَحْمَتِكَ، وَطَرِيقِ شَرِيعَتِكَ، المُتَلَذِّذِ بِتَوْحِيدِكَ، إِنْسَانِ عَيْنِ الوُجُودِ، وَالسَّبَبِ فِي كُلِّ مَوْجُودٍ، عَيْنِ أَعْيَانِ خَلْقِكَ، المُتَقَدِّمِ مِنْ نُّورِ ضِيَائِكَ، صَلَاةً تَدُومُ بِدَوَامِكَ، وَتَبْقَى بِبَقَائِكَ، لَا مُنْتَهَى لَهَا دُونَ عِلْمِكَ، صَلَاةً تُرْضِيكَ وَتُرْضِيهِ، وَتَرْضَى بِهَا عَنَّا يَا رَبَّ العَالَمِينَ.

Allahım! Nurlarının denizi, sırlarının madeni, hüccetinin (delilinin) lisanı, memleketinin nâdidesi (en değerli süsü/iftiharı), huzurunun imamı, mülkünün nakışı, rahmetinin hazineleri ve şeriatının yolu olan; tevhîdinle lezzet bulan, varlık âleminin gözbebeği (insan-ı aynü'l-vücûd), her mevcudun (var oluş) sebebi, yaratılmışların özünün özü, Senin parlak nurundan zuhur eden Efendimiz Muhammed'e salât eyle. Öyle bir salât ki; Senin devamınla devam eden, Senin bekanla baki kalan, Senin ilminin haricinde hiçbir sonu olmayan... Seni razı eden, O'nu razı eden ve kendisiyle bizden razı olacağın bir salât ile (ona salât eyle)... Ey Alemlerin Rabbi!

19

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا فِي عِلْمِ اللَّهِ صَلَاةً دَائِمَةً بِدَوَامِ مُلْكِ اللَّهِ.

Allahım, efendimiz Muhammed'e senin ilminde olanlar sayısınca ve senin mülkün devâm ettikçe devâm edecek olan salâtla salât eyle.

20

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ، وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ فِي العَالَمِينَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَّجِيدٌ، عَدَدَ خَلْقِكَ وَرِضَي نَفْسِكَ وَزِنَةَ عَرْشِكَ وَمِدَادَ كَلِمَاتِكَ، وَعَدَدَ مَا ذَكَرَكَ بِهِ خَلْقُكَ فِيمَا مَضَى، وَعَدَدَ مَا هُمْ ذَاكِرُونَكَ بِهِ فِيمَا بَقَى، فِي كُلِّ سَنَةٍ وَشَهْرٍ وَجُمُعَةٍ وَيَوْمٍ وَلَيْلَةٍ وَسَاعَةٍ مِنَ السَّاعَاتِ وَشَمٍّ وَنَفَسٍ وَطَرْفَةٍ وَلَمْحَةٍ، مِنَ الأَبَدِ إِلَى الأَبَدِ، وَآبَادِ الدُّنْيَا وَآبَادِ الآخِرَةِ، وَأَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ، لَا يَنْقَطِعُ أَوَّلُهُ، وَلا يَنْفَدُ آخِرُهُ.

Allahım, mahlukatının adedince, râzı olacağın şekilde, arşının ağırlığı, kelimelerinin sayısı, yarattıklarının geçmişte seni zikrettikleri ve gelecek zamanda seni zikredecekleri kadar, her sene, her ay, her Cuma, her gün, her gece, her saat, her koklayışta, her nefeste, her göz açıp kapamada, her bir bakışta, ezelden ebede, dünyânın devirleri ve âhiretin sonsuzlukları boyunca, hatta bunların kat kat fazlasıyla, evveli olmayacak ve sonu gelmeyecek bir salât ile efendimiz İbrâhîm'in âline salât ettiğin ve bereket ihsân ettiğin gibi efendimiz Muhammed'e ve onun âline de salât eyle ve onlara da bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık, azâmet ve şeref sâhibisin.

21

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلَى قَدْرِ حُبِّكَ فِيهِ.

Allahım! Efendimiz Muhammed'e ona olan muhabbetin kadrince salat eyle.

22

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلَى قَدْرِ عِنَايَتِكَ بِهِ.

Allahım, efendimiz Muhammed'e ona olan inâyetin miktarınca salât eyle.

23

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ حَقَّ قَدْرِهِ وَمِقْدَارِهِ.

Allahım! Efendimiz Muhammed'e, O'nun kadrinin (değerinin) ve (yüce) derecesinin hakkı ölçüsünce salât eyle.

24

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ الأَهْوَالِ وَالآفَاتِ، وَتَقْضِي لَنَا بِهَا جَمِيعَ الحَاجَاتِ، وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ، وَتَرْفَعُنَا بِهَا أَعْلَى الدَّرَجَاتِ، وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الغَايَاتِ مِنْ جَمِيعِ الخَيْرَاتِ، فِي الحَيَاةِ وَبَعْدَ المَمَاتِ.

Allahım! Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafâ'ya salât eyle. Öyle bir salât ki; o salât vesîlesiyle bizi bütün korku ve âfetlerden kurtar, bütün ihtiyaçlarımızı gider, bizi bütün günahlardan temizle, bizi derecelerin en yücesine yükselt ve onun vesîlesiyle bizi, hayâtta ve ölümden sonra bütün hayırların en son noktasına ulaştır.

25

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةَ الرِّضَا، وَارْضَ عَنْ أَصْحَابِهِ رِضَاءَ الرِّضَا.

Allahım, efendimiz Muhammed'e râzı olacağın salâtla salât eyle. O'nun ashâbından da tam anlamıyla râzı ol.

26

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ السَّابِقِ لِلْخَلْقِ نُورُهُ، وَرَحْمَةٌ لِلْعَالَمِينَ ظُهُورُهُ، عَدَدَ مَنْ مَضَى مِنْ خَلْقِكَ وَمَنْ بَقِيَ، وَمَنْ سَعِدَ مِنْهُمْ وَمَنْ شَقِيَ، صَلَاةً تَسْتَغْرِقُ العَدَّ، وَتُحِيطُ بِالْحَدِّ، صَلَاةً لَا غَايَةَ لَهَا وَلا مُنْتَهَى وَلَا انْقِضَاءَ، صَلَاةً دَائِمَةً بِدَوَامِكَ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ، وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا مِثْلَ ذَلِكَ.

Allahım! Nuru her şeyden önce yaratılan ve zuhuru âlemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed'e ve onun âl ve ashabına, yarattıklarından gelip geçenler ve geride kalanlar adedince, onlardan mutlu olanlar ve bedbaht olanlar sayısınca; her türlü sayıyı aşan, bütün sınırları kuşatan, hiçbir gayesi, sonu ve bitişi olmayan, Senin sonsuzluğunla daim olan bir salât eyle ve aynı şekilde tam bir selâm ile selâm eyle.

27

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي مَلَأْتَ قَلْبَهُ مِنْ جَلَالِكَ، وَعَيْنَهُ مِنْ جَمَالِكَ، فَأَصْبَحَ فَرِحًا مُؤَيَّدًا مَنْصُورًا، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا، وَالحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى ذَلِكَ.

Allahım! Kalbini celalinle (yüceliğinle), gözlerini cemalinle (güzelliğinle) doldurduğun; bu sayede sevinçli, (ilahî bir güçle) desteklenmiş ve muzaffer olan Efendimiz Muhammed'e, onun âline ve ashabına salât eyle ve tam bir selâm ile selâm eyle; tüm bunlar üzerine Allah'a hamdolsun.

28

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ أَوْرَاقِ الزَّيْتُونِ وَجَمِيعِ الثِّمَارِ.

Allahım, efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed'e, zeytin yaprakları ve bütün meyvelerin yaprakları sayısınca salât eyle.

29

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا كَانَ وَيَكُونُ، وَعَدَدَ مَا أَظْلَمَ عَلَيْهِ اللَّيْلُ وَأَضَاءَ عَلَيْهِ النَّهَارُ.

Allahım, efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed'e, olmuş ve olacakların sayısınca, gecenin kararttığı ve gündüzlerin aydınlattığı canlı-cansız varlıklar adedince salât eyle.

30

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَزْوَاجِهِ وَذُرِّيَّتِهِ عَدَدَ أَنْفَاسِ أُمَّتِهِ.

Allahım, efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed'e, onun âline, zevcelerine, zürriyetine ümmetinin nefesleri sayısınca salât eyle.

31

اللَّهُمَّ بِبَرَكَةِ الصَّلَاةِ عَلَيْهِ اجْعَلْنَا بِالصَّلَاةِ عَلَيْهِ مِنَ الفَائِزِينَ، وَعَلَى حَوْضِهِ مِنَ الوَارِدِينَ الشَّارِبِينَ، وَبِسُنَّتِهِ وَطَاعَتِهِ مِنَ العَامِلِينَ، وَلا تَحُلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُ يَوْمَ القِيَامَةِ يَا رَبَّ العَالَمِينَ، وَاغْفِرْ لَنَا وَلِوَالِدِينَا وَلِجَمِيعِ المُسْلِمِينَ، وَالحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ.

Allahım, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e yapılan salatın bereketiyle bizi dünyâ ve âhirette ona okuduğumuz salât sâyesinde kurtulanlardan, onun kevser havuzuna varıp içenlerden, ona itaat edip sünnetiyle amel edenlerden eyle. Ey âlemlerin Rabbi olan Allâhım! Onunla bizim aramıza kıyâmet günü perde koyma. Bizi, ana-babamızı ve bütün müslümanları bağışla. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allâh'a mahsustur.

ابتداء الثلث الثاني

32

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَكْرَمِ خَلْقِكَ، وَسِرَاجِ أُفُقِكَ، وَأَفْضَلِ قَائِمٍ بِحَقِّكَ، المَبْعُوثِ بِتَيْسِيرِكَ وَرِفْقِكَ، صَلَاةً يَتَوَالَى تَكْرَارُهَا، وَتَلُوحُ عَلَى الأَكْوَانِ أَنْوَارُهَا.

Allahım! Yarattıklarının en şereflisi, ufkunun kandili, Senin hakkını ifa edenlerin en üstünü, Senin kolaylığın ve şefkatinle gönderilen Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline; tekrarı ardı ardına sürüp giden ve nurları tüm kâinatın üzerinde parlayan bir salât ile salât eyle, selâm eyle ve bereketler ihsan eyle.

33

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلِ مَمْدُوحٍ بِقَوْلِكَ، وَأَشْرَفِ دَاعٍ لِلِاعْتِصَامِ بِحَبْلِكَ، وَخَاتِمِ أَنْبِيَائِكَ وَرُسُلِكَ، صَلَاةً تُبَلِّغُنَا فِي الدَّارَيْنِ عَمِيمَ فَضْلِكَ، وَكَرَامَةَ رِضْوَانِكَ وَوَصْلِكَ.

Allahım! Senin kelâmınla övülenlerin en faziletlisi, Senin ipine sımsıkı sarılmaya çağıranların en şereflisi, nebîlerinin ve resullerinin sonuncusu olan Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline; bizi her iki cihanda Senin umumî fazlına, rızanın ve vuslatının ikramına ulaştıracak bir salât ile salât, selâm ve bereket ihsan eyle.

34

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَكْرَمِ الكُرَمَاءِ مِنْ عِبَادِكَ، وَأَشْرَفِ المُنَادِينَ لِطُرُقِ رَشَادِكَ، وَسِرَاجِ أَقْطَارِكَ وَبِلَادِكَ، صَلَاةً لَا تَفْنَى وَلَا تَبِيدُ، وَتُبَلِّغُنَا بِهَا كَرَامَةَ المَزِيدِ.

Allahım! Kulların içindeki kerem sahiplerinin en kerîmi, senin rüşd yollarına çağıranların en şereflisi, diyarlarının ve beldelerinin kandili olan Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline; fenâ bulmayan, yok olmayan ve bizi onun vesilesiyle ziyade ikramına ulaştıracak bir salât ile salât, selâm ve bereket ihsan eyle.

35

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الرَّفِيعِ مَقَامُهُ، الوَاجِبِ تَعْظِيمُهُ وَاحْتِرَامُهُ، صَلَاةً لَا تَنْقَطِعُ أَبَدًا، وَلَا تَفْنَى سَرْمَدًا، وَلَا تَنْحَصِرُ عَدَدًا.

Allahım! Makamı yüce, tazim ve hürmet edilmesi vacip olan Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline; ebediyen kesintiye uğramayan, sonsuza dek yok olmayan ve sayı ile sınırlandırılamayan bir salât ile salât, selâm ve bereket ihsan eyle.

36

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَي سَيِّدِنَا إِبرَاﻫِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبرَاهِيمَ فِي العَالَمينَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، وَصَلِّ اللَّهُمَّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ، وَغَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الغَافِلُونَ.

Allahım, efendimiz İbrâhîm ve onun âline bütün alemlerde salât ettiğin gibi, efendimiz Muhammed'e ve âli'ne de salât eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık, azâmet ve şeref sâhibisin. Allahım! Zikredenler onu her zikrettiğinde ve gafiller onun zikrinden her gafil kaldığında Efendimiz Muhammed'e ve onun âline salât eyle.

37

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَارْحَمْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا وَآلَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ وَرَحِمْتَ وَبَارَكْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَّجِيدٌ.

Allahım, efendimiz İbrâhîm ve onun âline salât eylediğin, merhamet ve bereket ihsân ettiğin gibi, efendimiz Muhammed'e ve âline de salât eyle, merhamet eyle, bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık, azâmet ve şeref sâhibisin.

38

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبيِّ الأُمِّيِّ الطَّاهِرِ المُطَهَّرِ وَعَلَى آلِهِ وَسَلِّمْ.

Allahım, maddeten ve mânen temiz olan ve tertemiz kılınmış olan, ümmî nebî efendimiz Muhammed'e ve onun âl-i'ne salât eyle. selâm eyle.

39

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ خَتَمْتَ بِهِ الرِّسَالَةَ، وَأَيَّدْتَهُ بِالنَّصْرِ وَالكَوْثَرِ وَالشَّفَاعَةِ.

Allahım, kendisiyle peygamberliği sona erdirdiğin, yardımınla, kevser havuzu ve şefaat ile kendisini desteklediğin zâta salât eyle.

40

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الحُكْمِ وَالحِكْمَةِ السِّرَاجِ الوَهَّاجِ، المَخْصُوصِ بِالْخُلُقِ العَظِيمِ، وَخَتْمِ الرُّسُلِ ذِي المِعْرَاجِ، وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَأَتْبَاعِهِ السَّالِكِينَ عَلَى مَنْهَجِهِ القَوِيمِ، فَأَعْظِمِ اللَّهُمَّ بِهِ مِنْهَاجَ نُجُومِ الإِسْلَامِ، وَمَصَابِيحِ الظَّلَامِ، المُهْتَدَى بِهِمْ فِي ظُلْمَةِ لَيْلِ الشَّكِّ الدَّاجِ، صَلَاةً دَائِمَةً مُسْتَمِرَّةً مَا تَلَاطَمَتْ فِي الأَبْحُرِ الأَمْوَاجُ، وَطَافَ بِالْبَيْتِ العَتِيقِ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ الحُجَّاجُ، وَأَفْضَلُ الصَّلَاةِ وَالتَّسْلِيمِ، عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ رَسُولِهِ الكَرِيمِ، وَصَفْوَتِهِ مِنَ العِبَادِ، وَشَفِيعِ الخَلَائِقِ فِي المِيعَادِ، صَاحِبِ المَقَامِ المَحْمُودِ، وَالحَوْضِ المَوْرُودِ، النَّاهِضِ بِأَعْبَاءِ الرِّسَالَةِ وَالتَّبْلِيغِ الأَعَمِّ، وَالمَخْصُوصِ بِشَرَفِ السِّعَايَةِ فِي الصَّلَاحِ الأَعْظَمِ، صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ صَلَاةً دَائِمَةً مُسْتَمِرَّةَ الدَّوَامِ عَلَى مَرِّ اللَّيَالِي وَالأَيَّامِ، فَهُوَ سَيِّدُ الأَوَّلِينَ وَالآخِرِينَ، وَأَفْضَلُ الأَوَّلِينَ وَالآخِرِينَ، عَلَيْهِ أَفْضَلُ صَلَاةِ المُصَلِّينَ، وَأَزْكَى سَلَامِ المُسَلِّمِينَ، وَأَطْيَبُ ذِكْرِ الذَّاكِرِينَ، وَأَفْضَلُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَحْسَنُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَجَلُّ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَجْمَلُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَكْمَلُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَسْبَغُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَتَمُّ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَظْهَرُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَعْظَمُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَذْكَى صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَطْيَبُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَبْرَكُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَزْكَى صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَنْمَى صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَوْفَى صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَسْنَي صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَعْلَى صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَكْثَرُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَجْمَعُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَعَمُّ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَدْوَمُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَبْقَى صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَعَزُّ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَرْفَعُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، وَأَعْظَمُ صَلَوَاتِ اللَّهِ، عَلَى أَفْضَلِ خَلْقِ اللَّهِ، وَأَحْسَنِ خَلْقِ اللَّهِ، وَأَجَلِّ خَلْقِ اللَّهِ، وَأَكْرَمِ خَلْقِ اللَّهِ، وَأَجْمَلِ خَلْقِ اللَّهِ، وأَكْمَلِ خَلْقِ اللَّهِ، وَأَتَمِّ خَلْقِ اللَّهِ، وَأَعْظَمِ خَلْقِ اللَّهِ، عِنْدَ اللَّهِ رَسُولِ اللَّهِ، وَنَبِيِّ اللَّهِ، وَحَبِيبِ اللَّهِ، وَصَفِيِّ اللَّهِ، وَنَجِيِّ اللَّهِ، وَخَلِيلِ اللَّهِ، وَوَلِيِّ اللَّهِ، وَأَمِينِ اللَّهِ، وَخِيرَةِ اللَّهِ مِنْ خَلْقِ اللَّهِ، وَنُخْبَةِ اللَّهِ مِنْ بَرِيَّةِ اللَّهِ، وَصَفْوَةِ اللَّهِ مِنْ أَنْبِيَـاءِ اللَّهِ، وَعُرْوَةِ اللَّهِ، وَعِصْمَةِ اللَّهِ، وَنِعْمَةِ اللَّهِ، وَمِفْتَاحِ رَحْمَةِ اللَّهِ، المُخْتَارِ مِنْ رُسُلِ اللَّهِ، المُنْتَخَبِ مِنْ خَلْقِ اللَّهِ، الفَائِزِ بِالْمَطْلَبِ، فِي المَرْهَبِ وَالمَرْغَبِ، المُخْلَصِ فِيمَا وُهِبَ، أَكْرَمِ مَبْعُوثٍ، أَصْدَقِ قَائِلٍ، أَنْجَحِ شَافِعٍ، أَفْضَلِ مُشَفَّعٍ، الأَمِينِ فِيمَا اسْتُوْدِعَ، الصَّادِقِ فِيمَا بَلَّغَ، الصَّادِعِ بِأَمْرِ رَبِّهِ، المُضْطَلِعِ بِمَا حُمِّلَ، أَقْرَبِ رُسُلِ اللَّهِ إِلَى اللَّهِ وَسِيلَةً، وَأَعْظَمِهِمْ غَدًا عِنْدَ اللَّهِ مَنْزِلَةً وَفَضِيلَةً، وَأَكْرَمِ أَنْبِيَاءِ اللَّهِ الكِرَامِ الصَّفْوَةِ عَلَى اللَّهِ، وَأَحَبِّهِمْ إِلَى اللَّهِ، وَأَقْرَبِهِمْ زُلْفَى لَدَى اللَّهِ، وَأَكْرَمِ الخَلْقِ عَلَى اللَّهِ، وَأَحْظَاهُمْ وَأَرْضَاهُمْ لَدَى اللَّهِ، وَأَعْلَى النَّاسِ قَدْرًا، وَأَعْظَمِهِمْ مَحَلًّا، وَأَكْمَلِهِمْ مَحَاسِنًا وَفَضْلًا، وَأَفْضَلِ الأَنْبِيَاءِ دَرَجَةً، وَأَكْمَلِهِمْ شَرِيعَةً، وَأَشْرَفِ الأَنْبِيَاءِ نِصَابًا، وَأَبْيَنِهِمْ بَيَانًا وَخِطَابًا، وَأَفْضَلِهِمْ مَوْلِدًا وَمُهَاجَرًا وَعِتْرَةً وَأَصْحَابًا، وَأَكْرَمِ النَّاسِ أَرُومَةً، وَأَشْرَفِهِمْ جُرْثُومَةً، وَخَيْرِهِمْ نَفْسًا، وَأَطْهَرِهِمْ قَلْبًا، وَأَصْدَقِهِمْ قَوْلًا، وَأَزْكَاهُمْ فِعْلًا، وَأَثْبَتِهِمْ أَصْلًا، وَأَوْفَاهُمْ عَهْدًا، وَأَمْكَنِهِمْ مَجْدًا، وَأَكْرَمِهِمْ طَبْعًا، وَأَحْسَنِهِمْ صُنْعًا، وَأَطْيَبِهِمْ فَرْعًا، وَأَكْثَرِهِمْ طَاعَةً وَسَمْعًا، وَأَعْلَاهُمْ مَقَامًا، وَأَحْلَاهُمْ كَلَامًا، وَأَزْكَاهُمْ سَلَامًا، وَأَجَلِّهِمْ قَدْرًا، وَأَعْظَمِهِمْ فَخْرًا، وَأَسْنَاهُمْ فَخْرًا، وَأَرْفَعِهِمْ فِي المَلَإِ الأَعْلَى ذِكْرًا، وَأَوْفَاهُمْ عَهْدًا، وَأَصْدَقِهِمْ وَعْدًا، وَأَكْثَرِهِمْ شُكْرًا، وَأَعْلَاهُمْ أَمْرًا، وَأَجْمَلِهِمْ صَبْرًا، وَأَحْسَنِهِمْ خَيْرًا، وَأَقْرَبِهِمْ يُسْرًا، وَأَبْعَدِهِمْ مَكَانًا، وَأَعْظَمِهِمْ شَاْنًا، وَأَثْبَتِهِمْ بُرْهَانًا، وَأَرْجَحِهِمْ مِيزَانًا، وَأَوَّلِهِمْ إِيمَانًا، وَأَوْضَحِهِمْ بَيَانًا، وَأَفْصَحِهِمْ لِسَانًا، وَأَظْهَرِهِمْ سُلْطَانًا.

Allahım! Hüküm ve hikmet peygamberi, parıl parıl parlayan o kandil, yüce ahlak ile seçkin kılınmış, miraç sahibi peygamberlerin sonuncusu olan Efendimiz Muhammed'e; O'nun ailesine, ashabına ve dosdoğru yolundan giden tabiilerine salat eyle. Allahım, zifiri şüphe gecesinin karanlığında kendileriyle yol bulunan İslam'ın yıldızlarının ve kandillerinin yolunu O'nunla yücelt.

Uygulamada açApp StoreGoogle Play